Aspirin, uzun yıllar boyunca “ucuz, kolay ulaşılabilir ve koruyucu” bir ilaç olarak algılandı. Kalp krizi ve inmeye yol açan pıhtılaşmayı azaltması, toplumda aspirinin düzenli kullanımının daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sağlayacağı düşüncesini güçlendirdi. Ancak son yıllarda yayımlanan kapsamlı klinik çalışmalar, bu yaklaşımın özellikle sağlıklı bireyler için geçerli olmadığını net biçimde ortaya koydu.
“Aspirin Ömrü Uzatır” Algısı Nereden Doğdu?
Bu iddianın temelinde, aspirinin ikincil korunmadaki yani daha önce kalp krizi, inme geçirmiş ya da damar hastalığı bulunan kişilerdeki gerçek ve güçlü faydası yer alıyor. Stent takılmış, bypass ameliyatı olmuş, felç geçirmiş ya da bacak ve aort damarlarında tıkanıklık saptanmış hastalarda aspirin, yeni damar olaylarını azaltabiliyor.
Bu somut fayda, zamanla “kalp krizi önlenirse yaşam uzar” şeklinde genelleştirildi ve sağlıklı bireylere de uyarlandı. 2000’li yıllarda bazı çalışmaların kolon kanseri riskinde olası bir azalmaya işaret etmesi, bu algının daha da yayılmasına neden oldu.
Bilimsel Çalışmalar Ne Söylüyor?
2018 yılında New England Journal of Medicine’de yayımlanan geniş kapsamlı çalışmalar, 70 yaş ve üzeri genel olarak sağlıklı bireylerde düşük doz aspirinin disability-free survival (engelsiz ve bağımsız yaşam süresi) açısından anlamlı bir fayda sağlamadığını gösterdi. Buna karşılık, majör kanama riskinde belirgin bir artış saptandı.
Aynı araştırma grubunun ölüm verilerini analiz ettiği çalışmada ise aspirin kullanan grupta tüm nedenlere bağlı ölüm oranının daha yüksek olduğu bildirildi. Birincil korunma çalışmalarının genel değerlendirmesinde; aspirin bazı gruplarda damar olaylarını sınırlı ölçüde azaltabilse de, bu etkinin artan kanama riskiyle büyük ölçüde dengelendiği görüldü.
Diyabeti olan ancak bilinen kalp-damar hastalığı bulunmayan bireylerde yapılan çalışmalarda da benzer bir tablo ortaya çıktı: Evet, belirli bir fayda mevcut; ancak mide, bağırsak ve beyin kanamaları gibi ciddi yan etkiler bu faydayı gölgede bırakıyor. Orta risk grubunu inceleyen çalışmalarda ise aspirinin damar olaylarını anlamlı biçimde azaltmadığı, buna karşın yan etkilerin ön plana çıktığı gösterildi.
Rutin Kullanım Neden Artık Önerilmiyor?
Bu bilimsel veriler doğrultusunda ABD Koruyucu Hizmetler Görev Gücü, 2022 yılında önemli bir güncelleme yaptı. Buna göre:
- 60 yaş ve üzerindeki bireylerde, ilk kez kalp krizi veya inmeden korunmak amacıyla aspirine başlanması önerilmemektedir.
- 40–59 yaş aralığında ise aspirin kararı; kişinin 10 yıllık kalp-damar riski ile kanama riski birlikte değerlendirilerek, tamamen bireysel olarak verilmelidir.
Şimdilerde kolesterol değerlerimizi ve risk faktörlerimizi biliyorsak, kalp damar hastalığı riskimizi artık internetten hesaplayabilir ya da doktorumuzdan bu hesaplamayı yapmasını isteyebiliriz.
Gelişigüzel Aspirin Kullanımı Neden Tehlikelidir?
Aspirinin gereğinden fazla alınmasının ek bir koruyucu etkisi yoktur. Aksine, yan etki riskini ciddi biçimde artırır. Bu nedenle aspirin yalnızca gerekli görülen hastalara reçete edilmelidir.
Beyin kanaması, mide ve bağırsak kanamaları gibi hayatı tehdit eden durumlara yol açabildiği gibi, bazen cilt altında morluklar (ekimozlar) şeklinde daha hafif ama dikkat çekici yan etkiler de ortaya çıkabilir. Bu nedenle doktora danışmadan aspirin kullanmak veya önerilen dozun üzerine çıkmak son derece sakıncalıdır.
Kimler İçin Faydalı, Kimler İçin Riskli?
“Aspirin ömrü uzatır” iddiası, büyük ölçüde ikincil korunmadaki gerçek faydanın sağlıklı bireylere genellenmesinden kaynaklanmaktadır. Güncel bilimsel kanıtlar, sağlıklı kişilerde aspirinin rutin kullanımının yaşam süresini uzattığını göstermemektedir. Buna karşılık, özellikle kanama riski nedeniyle potansiyel zarar ihtimali ön plana çıkmaktadır.
Kimlere Aspirin Kullanılmasını Öneriyoruz?
Kalp damar hastalarına, yani kalp damarlarında, bacak damarlarında, şah damarlarında plak oluşmuş, darlık oluşmuş, daha önce inme, kalp krizi geçirmiş hastalara veya pıhtılaşmaya meyleden bazı hastalıklarda biz aspirin kullanılmasını öneriyoruz. Bunun da mutlaka doktor kontrolünde yapılmasını istiyoruz.
Bu nedenle aspirin, kulaktan dolma bilgilerle değil; kişinin hastalık öyküsü, damar riski ve kanama potansiyeli göz önünde bulundurularak, mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalıdır.


Sıcak Havalarda Kalp Sağlığı Nasıl Korunur? Kardiyoloji Uzmanından Öneriler
Yaz aylarında sıcaklığın ve nemin artması, sadece günlük yaşam konforunu değil, kalp ve damar sağlığını [...]
Devamını OkuAğu
Klima Kalbe Zarar Verir mi? Kalp Hastaları Dikkat Etmeli
Sıcaktan ve nemden bunalan kişilerin klima karşısına geçip uyuması ya da uzun süre orada kalması, [...]
Devamını OkuTem
Sıcak Çarpmasında İlk Müdahale Nasıl Yapılır?
Sıcak havalar birçok kişiyi olumsuz etkileyebilir. Özellikle güneş altında uzun süre kalan veya sıcak ortamda [...]
Devamını OkuTem
Hapşırığı Tutmak Kalbe Zarar Verir mi?
Hapşırmak, vücudumuzun doğal reflekslerinden biridir. Ancak özellikle kalabalık ortamlarda dikkat çekmemek için hapşırığını tutan birçok [...]
Devamını OkuHaz
Kırmızı Et Kalbe Zararlı mı? Kalp Sağlığını Nasıl Etkiler?
Kırmızı et, aslında biz hekimlerin üzerinde çok tartıştığı bir yiyecek. Yeterli miktarda ve doğru koşullarda [...]
Devamını OkuHaz
Fazla Tuz Tüketimi Kalp Krizi Riskini Artırabilir
Günlük hayatta fark edilmeden tüketilen fazla tuz, başta yüksek tansiyon olmak üzere birçok kalp ve [...]
Devamını OkuMay
Yoğun Egzersiz Hangi Hastalıkların Riskini Azaltabilir?
Düzenli hareket etmek sağlığımız için önemli. Ancak son araştırmalar, sadece ne kadar hareket ettiğimizin değil, [...]
Devamını OkuNis
Çocuklarda Kalp Krizi Olur mu? Erken Belirtiler ve Risk Faktörleri Nelerdir?
Kalp krizi denildiğinde akla genellikle ileri yaşlar gelir. Bu nedenle çocuklarda böyle bir tablonun ortaya [...]
Devamını OkuNis