Kalp damar hastalığı bulunan hastaların çoğunda cinsel yaşamlarına ilişkili kuşkular, cinsel aktivitenin yoğunluğu, sıklığı veya süresine ilişkin tereddütler hep vardır. Kişinin cinsel performansının azalmış olabileceğine dair duyduğu endişe ve hastalığının getirdiği genel depresyon hali, cinsel ilgi ve kapasitenin azalmasına yol açmış olabilir. Bu depresyon kalp hastalarında sık görülür ve çoğunlukla birkaç ay içerisinde düzelir. Tanı veya tedavi amaçlı girişimsel işlemlerden sonra (koroner by-pass, koroner anjiografi, stent gibi) hastaların cinsel aktivitelerine ilişkin problem yaşadıkları çok sık görülür. Bazense cinsel fonksiyonlarda bozukluğu kişide kalp damar hastalığının ilk belirtisi olarak karşımıza çıkabilir. Bu yüzden yeni cinsel fonksiyon bozukluğu gelişen, sigara içen, diyabetik, ailesinde kalp hastalığı bulunan bireylerin mutlaka bir kardiyoloğa (kardiyoloji uzmanı) görünmesinde fayda vardır.
Kalp hastaları cinsel sorunlarını, tereddütlerini doktorlarıyla hatta eşleriyle açık, rahat bir şekilde konuşmaktan çoğu zaman sıkıntı çekeler. Bazen hayatın nimetlerinden biri olan cinsel hayatlarını, sırf korktukları için hayatlarından çıkarırlar. Hastalığının psikolojisine olumsuz etkisiyle bunalımda, sıkışmış hisseden hastanın cinsel yaşamıyla ilgili çekincelerini paylaşmaması cinsel arzularını ve performansını daha da olumsuz etkiler. Buna karşı tereddütünü, korkusunu sağlık personeliyle ve eşiyle ayıplanma korkusu hissetmeden konuşması, hastanın duygusal gerilimini belirgin biçimde azaltabilmektedir. Şunun altını çizmek önemlidir ki bir kişinin kalp hastalığına yakalanmış olması tatmin edici cinsel yaşamın bittiği anlamına gelmez. Tersine kalp hastalarında (doktor kontrolü ve onayı altında) haftada iki veya daha fazla sayıda cinsel ilişkide bulunanların ayda bir ya da daha az sayıda cinsel ilişki yaşayanlara göre daha uzun yaşadıkları gösterilmiştir.
Kalp Krizi Sonrasında Cinsel Aktivite
Cinsel aktivitelere yeniden başlandığında kalp krizi geçirebileceği ya da hastanın aniden ölebileceğine dair bir inanış yaygınsa da bu risk azdır. Tedavi altında stabil olan kalp hastaları kendilerini hazır hissettiği zaman cinsel yaşamlarına dönebilirler. Ancak kalp krizi geçiren, koroner stent veya by-pass geçirmiş bir hastanın cinsel yaşamına geri dönmesi 3-4 haftalık bir süre geçmesi ve bu süre sonunda doktor kontrolünden geçerek onay alması gerekmektedir.
Yapılan çalışmalarda; cinsel ilişki ile kalbe getirilen yük miktarının yaklaşık 2 kat merdiveni hızla çıkmakla eşdeğer bir efor olduğu tespit edilmiştir ve bu kapasitenin gerekirse test edilmesi mümkündür. Dolayısıyla bu aktivite düzeyini hiçbir şikâyeti olmadan yapabilen kalp hastalarının cinsel yaşamlarını da rahatlıkla sürdürebilecekleri söylenebilir. Yapılan çalışmalarda ilaçlarını düzenli kullanan ve düzenli yürüyüş yapan hastalarda kalp krizi riskinin azaldığı görülmüştür.
Hangi Kalp Hastalarına Cinsel İlişki Önerilmez
Cinsel ilişki bazı kalp hastaları için ciddi bir endişedir. Oysa risk her hasta için farklıdır. Ağır kalp yetmezliği olan, yakın zaman içinde (1-2 hafta) kalp krizi geçiren, çok hafif bedensel çabalarda bile nefes darlığı ve göğüs ağrısı çeken, tedavi edilmemiş ciddi kalp hastalığı ve semptomatik ciddi ritim bozuklukları olan hastalar yüksek risk grubundadır. Bu hastalar hastalıkları tedavi edilip mevcut klinik durumları düzelmeden cinsel ilişkiye girmemelidir. Ayrıca bir kalp hastası cinsel ilişki öncesi aşırı yorgunsa, sinirliyse, partneriyle ilgili aşırı stres hissediyorsa, oda aşırı sıcak ya da soğuksa, sıcak bir banyodan yeni çıkmışsa, yemekten hemen sonra, alkol veya sigara içtiyse bunun hemen sonrasında, ilişkinin bitiminde çok zorlu bir fizik aktivite yapmış gibi hissediyorsa cinsel ilişki sakıncalı olabilir. Sigara, alkol, yemek, banyo sonrasında 2-3 saat beklenmesi daha sorunsuz bir ilişki için uygundur.
Bir kalp hastasının düzenli ilişki içerisinde olduğu partnerinin dışındaki kişilerle yaşayacağı cinsellik gerilimi, suçluluk duygularını tetikleyecek bu da kalp hızının ve tansiyonun aşırı derecede yükselmesine neden olacaktır. Nitekim ölüm veya kalp krizi ile sonlanan cinsel ilişki vakaları incelendiğinde, çoğunlukla erkeklerin hayatlarını kaybettiği, ilişkinin evlilik dışı olduğu ve yemek ile alkol sonrası yapıldığı tespit edilmiştir. Bu yüzden kişinin cinsel ilişki esnasında sakin olması, ilişkiye yeterince zaman ayırması ve acele edilmemesi, düzenli partnerini tercih etmesi ve onunla duygularını paylaşması, aşırı enerji gerektirecek pozisyonlardan kaçınması, ilişki sonrası en az 20 dakika istirahat etmesi önemlidir. Önemli noktalardan biride kalp hastaları kendilerini cinsel ilişkiye hazır hissetmiyorlarsa bunun için suçluluk duymamalı, kendilerini bunun için zorlamamalıdır.
Kalp Hastalarının Cinsel Gücü Arttırıcı İlaç Kullanmasının sonuçları
Kalp hastalarının sık yaptıkları hatalardan biri de doktorlarının onayı olmadan cinsel ilişki öncesinde, cinsel gücü arttırıcı ilaç kullanmadır. Birtakım kalp ilaçlarının bu tip cinsel gücü arttırıcı ilaçlarla birlikte kullanması hayatı tehdit eden ciddi hipotansiyona neden olabilmektedir. Bu yüzden hastalar, klinik olarak iyi durumda olsalar bile bu ilaçları kullanmadan önce mutlaka doktoruna danışmalıdır. Sağlık bakanlığı tarafından onay almamış, aktarlarda, internet üzerinden ‘bitkisel cinsel gücü arttırıcı ilaç ‘veya bitkisel kalp ilacı diyerek satılan ilaçlarınsa hiçbir zaman kullanılmaması gerekmektedir.
Kalp hastalarına verilen bazı ilaçlar cinsel hayatı olumsuz etkileyebilmektedir. Hatta bu yüzden kalp hastaları ilaçlarını doktorlarına sormadan kendiliğinden kesmekte ve böylece tedavilerini aksatmaktadırlar. Bu sorun ilaç değişiklikleriyle çözülebilmektedir. Bu yüzden kalp hastaları hiçbir şartta ilaçlarını doktorlarına sormadan kesmemelidir.
Sonuç
Cinsel yaşamı; hayatın içinde doğal bir şekilde yetişen ve özellikle de kalp hastaları için faydalı ve de gerekli bir ilaç olarak tanımlarsak, yanlış yapmış sayılmayız. Bu yüzden kalp hastaları; korkup, çekinerek kendilerine hem fiziksel hem de psikolojik açıdan fayda sağlayacak bu ilaçtan kendilerini eksik bırakmamalı ancak cinsel yaşamlarını da her ilaç gibi doğru ve doktor kontrolünde yaşamalıdırlar.


Sıcak Havalarda Kalp Sağlığı Nasıl Korunur? Kardiyoloji Uzmanından Öneriler
Yaz aylarında sıcaklığın ve nemin artması, sadece günlük yaşam konforunu değil, kalp ve damar sağlığını [...]
Devamını OkuAğu
Klima Kalbe Zarar Verir mi? Kalp Hastaları Dikkat Etmeli
Sıcaktan ve nemden bunalan kişilerin klima karşısına geçip uyuması ya da uzun süre orada kalması, [...]
Devamını OkuTem
Sıcak Çarpmasında İlk Müdahale Nasıl Yapılır?
Sıcak havalar birçok kişiyi olumsuz etkileyebilir. Özellikle güneş altında uzun süre kalan veya sıcak ortamda [...]
Devamını OkuTem
Hapşırığı Tutmak Kalbe Zarar Verir mi?
Hapşırmak, vücudumuzun doğal reflekslerinden biridir. Ancak özellikle kalabalık ortamlarda dikkat çekmemek için hapşırığını tutan birçok [...]
Devamını OkuHaz
Kırmızı Et Kalbe Zararlı mı? Kalp Sağlığını Nasıl Etkiler?
Kırmızı et, aslında biz hekimlerin üzerinde çok tartıştığı bir yiyecek. Yeterli miktarda ve doğru koşullarda [...]
Devamını OkuHaz
Fazla Tuz Tüketimi Kalp Krizi Riskini Artırabilir
Günlük hayatta fark edilmeden tüketilen fazla tuz, başta yüksek tansiyon olmak üzere birçok kalp ve [...]
Devamını OkuMay
Yoğun Egzersiz Hangi Hastalıkların Riskini Azaltabilir?
Düzenli hareket etmek sağlığımız için önemli. Ancak son araştırmalar, sadece ne kadar hareket ettiğimizin değil, [...]
Devamını OkuNis
Çocuklarda Kalp Krizi Olur mu? Erken Belirtiler ve Risk Faktörleri Nelerdir?
Kalp krizi denildiğinde akla genellikle ileri yaşlar gelir. Bu nedenle çocuklarda böyle bir tablonun ortaya [...]
Devamını OkuNis